“Allah Kur’an’da kendisini nasıl tanıtıyor” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık.
Allah Kur’an’da Kendisini Nasıl Tanıtıyor?
Gece, Kayseri’nin soğuk sokaklarından birinde yürürken, ellerimi cebime sokmuş, başımı biraz daha öne eğerek yürüyordum. Havanın serinliği bir yandan beni uyandırırken, diğer yandan içimdeki kararsızlıkları, belirsizlikleri, cevaplanmamış soruları da daha belirgin hale getiriyordu. Bu sokakta bir süre önce, yorgun bir şekilde evime doğru yürürken, birden gözümde beliren bir düşünce, bütün geceyi hatırlamamı sağladı. O düşünce, “Allah Kur’an’da kendisini nasıl tanıtıyor?” sorusuydu.
O an, yıllardır içimde biriktirdiğim sorularla baş başa kaldım. Çocukken dinlediğimiz o güzel Kuran kıraati, büyüklerimizin kulaklarımızda yankılanan duası, bunlar hiç şüphesiz çok önemliydi. Ama ben büyüdükçe, hep şu soruyu sordum: Gerçekten Allah’ı ne kadar tanıyorduk? Onu sadece dua ederken mi hissediyorduk, yoksa hayatın içinde her an var mıydı?
O Anki Duygularım
Karanlıkta yürürken, bu soru yeniden zihnimi sardı. “Allah kendisini nasıl tanıtıyor?” diye düşünürken, bu sorunun o kadar derin ve bir o kadar da yalın olduğunu fark ettim. Çünkü, bir yanda dinle büyümüş, bir yanda da “gerçek” anlamda neyi, nasıl bilmem gerektiğine dair karmaşık duygular içinde savrulmuştum.
Öncelikle Allah’ın kendisini tanıtma biçimini, Kur’an’dan nasıl yansıdığını düşündüm. O gece, içimdeki hayal kırıklığıyla beraber, biraz da bir arayış içinde hissettim. Çünkü, Allah’ın her yönüyle kendisini anlatması, bizim çok kolay anlayabileceğimiz bir şey değil. Bazen, anlamadığımı düşündüğümde karamsarlaşıyor, sonra bir şekilde yeniden umut ediyordum.
Kur’an’da Allah’ın Kendini Tanıtması
Kur’an’a göz attım, bir yanda her sayfa önümde açılıyordu. Kafamda birdenbire çok fazla düşünce belirdi: Allah nasıl bir varlık, O’nun hakkında ne kadar bilgi edinebiliriz? Kuran, Allah’ı tanıtırken sadece onun kudretini mi anlatıyordu, yoksa daha farklı bir şey mi? Allah, Kur’an’da kendisini çoğunlukla “Rahman”, “Rahim”, “Melik”, “Kuddüs”, “Alim” gibi sıfatlarla tanıtıyor. Bu sıfatları tek tek düşündüm.
Rahman, O’nun her şeyi kuşatan rahmetini anlatıyordu. Allah, Kur’an’da “Ben Rahman’ım, yarattım her şeyi ve her şeye rahmetimle yaklaşırım” diyordu. Yani, O’nun rahmeti ne kadar büyükse, O’na yaklaşmak da o kadar kolay olmalıydı. Ama bazen, insan olarak ben ne kadar bu rahmeti hissedebiliyordum? Bana da dokunuyor muydu?
Düşüncelerimin içinden biraz sıkılmaya başladım, çünkü sürekli düşündükçe, daha çok “acaba” dedikçe, kararsızlıklar büyüyordu. Ama sonra, bir an için durdum. Ve o anda başka bir şey fark ettim. Allah kendisini tanıtırken, her şeyin üstünde olduğunu söylüyor ama aynı zamanda her şeyi içten içe bizimle paylaşıyor.
Mesela, “Beni arayanı bulurum” dediği an, O’nun bizimle ne kadar yakın olduğunu hissettim. O zaman içimdeki korkular biraz daha azalıyor, hatta bir umut ışığı beliriyordu. Çünkü Allah’ın kendisini tanıtma biçimi, sadece emirler ve yasaklarla sınırlı değildi. O, her yönüyle hayatın içinde, her an yanımızdaydı.
Kur’an’daki Allah’ın Beni Hiç Terk Etmeyeceği Sözü
Bir süre sonra, Allah’ın kendisini tanıtma şekliyle ilgili daha fazla düşündüm ve Kur’an’daki “Ben size yakınım” ayetini hatırladım. O ayet, sanki o an, bana sesleniyordu. Birkaç yıl önce, zor zamanlar geçirdiğimde, hayatımda yalnızlık hissettiğimde, her şeyin yıkıldığını düşündüğümde bile Allah’ın yakınımızda olduğunu ve asla terk etmeyeceğini bilmek, bana o kadar güven vermişti ki. Hatta bir ara, bu yakınlık hissi bana şöyle bir düşünceyi bile getirdi: “Beni sevdiğini hissedebilirim, ama sevdiğimi nasıl bilebilirim?”
İşte bu soruya yanıt ararken, Allah’ın insanlara nasıl yaklaştığını bir kez daha düşündüm. O, bizimle olduğu kadar, içimizdeydi. Bir annenin çocuğuna gösterdiği şefkat gibi, Allah’ın rahmeti de bizden asla uzak değildi. Ve belki de, O’nun kendisini tanıtma şekli, O’nun varlığını hissettiğimiz anlarda gizliydi. O zaman anladım ki, Allah’ın bize yakın olması, sadece bir dua ile değil, hayattaki her anımızda O’na yönelerek mümkündü.
Allah’a Yakın Olmak
Sonra bir an, o karanlıkta yürürken, kafamda Allah’la ilgili bütün soruların cevaplarını bulmaya çalıştığımı fark ettim. Allah Kur’an’da kendisini nasıl tanıtıyordu? O’nu bir yanda her şeyiyle büyük ve her şeye gücü yeten bir varlık olarak tanıtırken, diğer yanda sevgiyle, şefkatle ve anlayışla da tanıtıyordu. Bu ikilik, O’nun ne kadar büyüleyici ve bizim hayatımızda ne kadar güçlü bir yer tuttuğunun göstergesiydi. Allah’ın kendisini tanıtma biçimi, bir anlamda, bizim de nasıl bir insan olacağımızı belirliyordu.
Zihnimde beliren bu soruların cevaplarını tam olarak bulamasam da, içimde bir umut yeşermeye başladı. “Belki de Allah, kendisini tanıttığı gibi, beni de kendi yarattığı gibi kabul ediyordur.” Bu düşünce, her şeyin daha anlamlı olduğu bir yolculuğa çıkmama neden oldu. O gün, belki de daha önce hissetmediğim bir huzur içinde eve döndüm.
Sonuç: Allah’ı Tanımak ve Hissetmek
O günden sonra, Allah’ı tanımak ve O’nun varlığını hissetmek, bir anlamda hayatın her anında olan bir deneyim haline geldi. Kur’an’da Allah kendisini her yönüyle tanıtıyor: Rahmetle, sevgiyle, kudretle, yakınlıkla… Bu tanıtımlar, sadece birer kelime değil, hayata dair her adımda karşımıza çıkan bir rehber gibiydi. O’nu ne kadar yakından hissedebilsem, o kadar huzur buluyordum. Belki de en önemli şey, Allah’ın kendisini tanıttığı gibi, bizlerin de kendimizi kabul etmemizdi.
Ve o soğuk Kayseri akşamında, kararsızlıklarım, hayal kırıklıklarım, her şey bir kenara bırakarak, sadece bir şey düşündüm: “Allah her an bizimle, biz de O’na her an yakın olabiliriz.”
“Allah Kur’an’da kendisini nasıl tanıtıyor” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Gaziyayincilik olarak daha fazlası için buradayız!
Buna da Göz Atın: Allah bir kimse hakkında hayır isterse ne yapar ?