Giriş: Akrabalık, Normlar ve Siyasetin Görünmeyen Haritası Toplumsal düzenin en küçük hücresine yakından bakıldığında, evlilik gibi görünen “özel” bir kurumun aslında yoğun biçimde siyasal olduğunu fark etmemek mümkün değildir. “Amca oğluna nikâh düşer mi?” sorusu, ilk bakışta dinî bir hüküm ya da aile içi bir sınır tartışması gibi görünse de, daha derinde iktidarın hangi akrabalık biçimlerini meşru saydığı, hangi birliktelikleri teşvik ettiği ve hangilerini görünmez kıldığına dair bir tartışmadır. Siyaset bilimi açısından mesele, yalnızca iki bireyin evlenip evlenememesi değildir; mesele, devletin, hukuk sisteminin, dinî normların ve kültürel kodların birbirine temas ettiği bir “meşruiyet alanı” üretmesidir. Bu alan içinde evlilik, yalnızca…
Yorum BırakYazar: admin
Gaziyayincilik ekibi olarak “7000 gün ve 4500 gün arasındaki fark nedir” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler! 7000 gün ve 4500 gün arasındaki fark nedir? Okumaya Değer: 70 bin kelime-i tevhid adetliyken okunabilir mi ? Bugünkü rehber içeriğimizde “7000 gün ve 4500 gün arasındaki fark nedir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz. Son zamanlarda bu soruyu kendime garip bir şekilde daha sık sorar oldum: 7000 gün ve 4500 gün arasındaki fark nedir? İlk bakışta sadece sayılar gibi duruyor. Ama biraz üzerine düşününce, bu sayıların aslında bir hayat planı, bir çalışma düzeni, hatta bir gelecek kaygısı taşıdığını fark…
Yorum BırakAlüminyum Kaynağı AC mi DC mi? Bir Teknoloji Sorununun Felsefi Derinliği Bir atölyede, metalin yüzeyine düşen ilk kıvılcımın hangi akım türüyle doğduğunu tartışan iki usta arasında sessiz bir gerilim vardır. Biri AC’nin yüzeydeki oksit tabakasını kırarak “temiz bir hakikat” sunduğunu savunur, diğeri DC’nin istikrarlı ve yönlü doğasını daha “tutarlı bir gerçeklik” olarak görür. Bu teknik tartışma, ilk bakışta yalnızca mühendislik bilgisinin alanına ait gibi görünür. Ancak daha derin bir soruya kapı aralar: Gerçeklik dediğimiz şey, sürekli değişen bir akış mı yoksa tek yönlü bir kesinlik mi? Bu sorunun kendisi bile etik, epistemoloji ve ontoloji arasında gidip gelen bir düşünce alanı…
Yorum BırakKavram Teorisi Nedir? Zihnin Gerçeği Kategorize Etme Savaşı Kavram teorisi dediğimiz şey, aslında zihnin dünyayı nasıl “paketlediğini” açıklamaya çalışan felsefi ve bilişsel bir çerçeve. Ama açık konuşalım: kulağa ne kadar akademik ve steril gelse de, işin içinde ciddi bir kafa karışıklığı, bolca tartışma ve yer yer “bu kadar da karmaşıklaştırmaya gerek var mıydı?” dedirten bir entelektüel oyun var. Çünkü mesele sadece “kavram nedir?” sorusu değil. Asıl mesele şu: İnsan zihni gerçeği gerçekten anlıyor mu, yoksa sadece ona kendi uydurduğu etiketleri mi yapıştırıyor? İzmir’de yaşayan, gündelik hayatta her şeyle tartışmaya meyilli biri olarak söyleyeyim: kavram teorisi hem büyüleyici hem de sinir…
Yorum BırakHoş geldiniz! Gaziyayincilik olarak Evde bakım maaşı almak için kişi başına düşen gelir ne kadar olmalıdır başlığını tüm ayrıntılarıyla ele alıyoruz. Giriş: Gelir Hesabının Ötesinde Bir Siyasi Alan Bir toplumun “evde bakım maaşı almak için kişi başına düşen gelir ne kadar olmalıdır?” sorusuna verdiği yanıt, yalnızca bir sosyal yardım kriteri değildir. Bu soru, devletin yoksullukla nasıl ilişki kurduğunu, refah rejiminin hangi sınırlar içinde meşru kabul edildiğini ve yurttaşlığın hangi ekonomik eşikler üzerinden tanımlandığını açığa çıkarır. Güç ilişkileri üzerine düşünen bir bakış açısından mesele, yalnızca bir gelir hesabı değildir. Asıl mesele, devletin kimin “yardıma muhtaç”, kimin “kendi kendine yetebilir” olduğuna nasıl…
Yorum BırakAğırlık kaldırmak kalbe iyi gelir mi? Sabah İzmir’de uyanmak zaten başlı başına bir cardio. Alarm çalıyor, ben “5 dakika daha” diyorum, telefon “hayır” diyor, hayat “zaten geç kaldın” diye araya giriyor. O sırada aklıma şu soru düşüyor: Ağırlık kaldırmak kalbe iyi gelir mi? Çünkü dün akşam salonda 20 kiloluk dumbbell’ı kaldırırken hissettiğim şey “spor yapıyorum” değil de sanki “hayatla bireysel mücadele ediyorum” hissiydi. Kalbim o an resmen ayrı bir performans sergiliyordu. Ben squat yapıyorum, kalbim tribünde bağırıyor gibi. İlk gün sendromu: Kalp mi hızlı atıyor, ego mu kırılıyor? Spor salonuna ilk girdiğim günü hatırlıyorum. İç sesim şöyleydi: “Tamam, bugün yeni…
Yorum Bırak“Aluvyon nasıl yazılır?” sorusunun görünmeyen felsefesi Bir kelimenin doğru yazımı çoğu zaman sözlük sayfasında kapalı bir mesele gibi görünür: ya doğrudur ya yanlıştır. Fakat dilin daha derin katmanlarında, “doğru yazım” meselesi yalnızca bir imla problemi değil, aynı zamanda etik sorumluluk, bilgi kuramı açısından doğrulama pratiği ve hatta varlık anlayışına (ontolojiye) dair bir sorudur. “Aluvyon nasıl yazılır?” sorusu ilk bakışta basit bir yazım hatası düzeltme isteği gibi dururken, aslında dilin dünyayı nasıl kurduğuna dair sessiz bir davet taşır. Bir kelime yanlış yazıldığında gerçekten “yanlış” bir şey mi olur, yoksa yalnızca farklı bir anlam ufku mu açılır? Bu soru, dilin sınırlarında dolaşan…
Yorum BırakDark’ın Zıttı Nedir? Üzerine Düşünürken Zihnimde Açılan Katmanlar Gün içinde fark etmeden ne çok kelime kullanıyoruz ama bazıları var ki, durup üzerine düşündüğümüzde sanki sıradan bir sözcük olmaktan çıkıyor. “Dark” da bunlardan biri. İngilizce kökenli bu kelimeyi çoğu zaman “karanlık” diye çeviriyoruz ama mesele sadece dil meselesi değil. Asıl soru şu: Dark’ın zıttı nedir? İlk bakışta cevap basit gibi görünüyor: ışık. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Sabah işe giderken metrodan çıkıp İstanbul’un gri sabahına karıştığımda bile bu sorunun cevabı zihnime takılıyor. Çünkü karanlık bazen sadece ışığın yokluğu değil, başka şeylerin de eksikliği gibi hissettiriyor. Karanlık ve Işık: En Basit…
Yorum Bırakİl Eş Anlam Nedir? Dilin Zihindeki Yansımaları Üzerine Psikolojik Bir Okuma İnsan zihninin kelimelerle kurduğu ilişki, dışarıdan bakıldığında yalnızca dilbilgisel bir mesele gibi görünür. Oysa kelimeler, düşüncenin ham maddesi olduğu kadar duyguların da taşıyıcısıdır. “İl eş anlam nedir?” gibi ilk bakışta sade bir dil sorusu, zihnin anlam üretme biçimlerine açılan bir kapıya dönüşebilir. Günlük yaşamda bir kelimeyi “eş anlamlısı” ile değiştirdiğimizde sadece ifade biçimini değil, çoğu zaman düşünce tonunu da değiştiririz. Bu değişim, bilişsel süreçlerin sessiz ama güçlü bir oyunudur. Dilin içinde dolaşan bu ince farklılıkları anlamaya çalışırken insan davranışlarının ardındaki mekanizmaları merak eden bir gözle bakmak, konuyu yalnızca dilbilgisi…
Yorum BırakBipolar Bozukluk ve Boşanma: İlişkilerin Görünmeyen Psikolojik Katmanları İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkatimi çeken şey, dışarıdan “karar” gibi görünen birçok şeyin aslında iç içe geçmiş duygusal ve bilişsel süreçlerin sonucu olmasıdır. Bir ilişkinin bitişi de çoğu zaman tek bir nedene indirgenemez. Özellikle bipolar bozukluk gibi duygu durumunu derinden etkileyen psikolojik durumlar söz konusu olduğunda, mesele sadece “ayrılmak” ya da “devam etmek” ikilemi olmaktan çıkar; zihinsel süreçler, duygusal dalgalanmalar ve sosyal etkileşim ağları iç içe geçer. Bipolar Bozukluk Nedir ve İlişkilerde Nasıl Görünür? Bipolar bozukluk, bireyin duygu durumunda mani ve depresyon dönemleri arasında belirgin dalgalanmalar yaşadığı bir psikiyatrik durumdur.…
Yorum Bırak