Kepler Neyi İcat Etmiştir? Ama Önce Biraz Kahkaha, Sonra Astronomi
Hadi gelin, biraz astronomi konuşalım ama en azından biraz eğlenerek. İzmir’de yaşıyorum, dolayısıyla güneşin batışını izlerken kendimi bir filozof gibi hissediyorum, ya da en azından bir “akşam akşam” insanı gibi. Tabi, bir de bu aralar astronomi konularına taktım kafayı. Geçenlerde, “Kepler neyi icat etmiştir?” diye bir soru karşıma çıktı. Herkesin konuştuğu Kepler, astronomi dünyasında biraz popüler bir isim, ama ne yapmış bu adam? Bunu çözmeye çalışırken, beynim o kadar yandı ki, bir süre sonra ‘Kepler’ sadece kelime gibi geldi. Neyse, bu yazı da ondan olacak… Hazır mısınız?
Kepler Kimdir, Hangi Dönemde Yaşar, Nerelerde İcatlar Yapar?
Kepler, tabi ki sıradan bir insan değildi. Kendisi 17. yüzyılda yaşamış bir Alman astronom. Ama esas popülerlik kazanmasının nedeni, gezegenlerin hareketini açıklayan o meşhur yasaları keşfetmesiydi. Evet, gezegenler niye birbirinin etrafında dönüyor, oraya nasıl gelindi, bu işler nasıl oldu? İşte Kepler tam olarak buna kafa patlatmış. Ama tam da bu noktada kafama bir şey takılıyor: Kepler bu yasaları buldu, tamam ama neden hala bazılarımız sabah 8’deki işe yetişmek için iki dakikada bir yerleri arıyoruz? Neyse, konu o değil.
Kepler’in Yasaları: Bilimle Felsefe Arası Bir Yerde
Kepler’in en büyük buluşu, gezegenlerin hareketlerini açıklayan üç yasasıdır. Herkesin bildiği üzere, astronomi dediğinde bu yasalar gelir akla. Benim de kafamda şöyle canlanıyor: Kepler, bir gün dışarıda gözlüğü takıp “Benim burada önemli bir şey keşfetmem lazım!” demiş ve bir anda o kadar yaratıcı olmuş ki, gezegenlerin ne şekilde hareket ettiğini keşfetmiş. Tabii ki olayın biraz daha bilimsel kısmı da var, ama sonuçta bu adam bir şekilde tarihte büyük bir yere sahip olmuş. Ah, Kepler! Bu adam ne kadar sıkıcı bir iş yapmış ama o kadar sağlam bir yer edinmiş ki, hepimizin güneş sistemi hakkında konuştuğunda saygı duruşunda bulunmamız gereken biri!
Kepler’in İcatlarını Günümüze Bağlamak
Şimdi, diyelim ki Kepler’i evde konforlu bir ortamda düşünmeye başlıyoruz, belki bir bilgisayar ekranı başında. Ama gerçek şu ki, Kepler’in icatları aslında bizlere çok yakın. Hem de günümüz modern dünyasında bile onun yaptığı keşiflerin izlerini görebiliyoruz. Mesela bir gün iş arkadaşım Sinan ile tartışıyorduk, “Kepler neyi icat etmiştir?” diye sordum. Sinan dedi ki: “Bence Kepler sadece gezegenlerin hareketlerini falan açıklamıştır, ne icadı?” Ben de cevap verdim: “Eğer Kepler bu yasaları bulmasaydı, o zaman biz bugün güneşin etrafında dönüp duruyor olabilirdik. Şu an çalışıyoruz ya, belki de Kepler yüzünden…” Sinan’ın bakışlarını gördüm, “Herhalde sen de güneşin etrafında dönüyorsun, al işte!” dedi. Bir yanda felsefi düşünceler, diğer yanda komik bir şekilde kaybolmuş kafam.
Kepler’i Gerçekten Anlamak: Sabır, Zeka ve Belki Biraz Kahve
Kepler’in yasalarını anlamak, kesinlikle öyle kolay bir şey değil. İlk başta benim gibi sıradan bir insanın, bir ‘yeni başlayan’ astronomi meraklısı olarak ne dediğini çözmesi zaman alabilir. Ama şu var: Kepler’in icatlarını anlamak demek, aslında sabırlı olmayı öğrenmek demek. Hayat birden fazla yasadan oluşuyor, tıpkı gezegenlerin dönerken Kepler’in yazdığı yasalar gibi. O yüzden ben de bu yasaları anlamaya çalışırken birkaç kez interneti falan araştırdım ama bir türlü bulamadım. Kepler ve onun astronomi kuralları, benden beklenenden çok daha karmaşık ama o kadar güzel bir iç yolculuk sağlıyor ki, sonuçta işin sonunda bir kahve içiyorsunuz ve bakıyorsunuz ki, dünya dönerken, siz hala dönmüyorsunuz! Kepler’in yavaş hareketi ve gökyüzüne olan ilgisi, belki de bizim de sabırla hayatı anlamamıza yardımcı olur.
Kepler, Gök Cisimleri ve Aklımızın Ters Dönen Düşünceleri
Bir süre sonra, Kepler’in yasalarını düşünürken, beynimde şunu fark ettim: Kepler, aslında bir anlamda gezegenler gibi dönüp duran bir düşünür. Onun yasaları, insanlara “Hayat sadece hızla ilerlemek değil, doğru rotayı bulmaktır” mesajını veriyor. Kepler’in icatları, yalnızca astronomiyle ilgili değil, aynı zamanda hayatta doğruyu bulmaya çalışırken sabırla ilerlemeyi de kapsıyor. Tıpkı hayat gibi, gezegenler de sabırla döner, doğru yolda ilerler. Peki ya biz? Biz, bazen bir gezegen gibi dönüp duruyoruz ama aslında nereye gittiğimizi hiç bilmiyoruz.
Sonuçta Ne Öğrendik?
Kepler’in neyi icat ettiğini anlamak aslında biraz eğlenceli bir yolculuk oldu. Gezegenlerin hareketleri, güneş etrafındaki yörüngeler, evrende dönen cisimler derken, bir de baktım ki biz de biraz Kepler gibi kendi dünyamızda dönüyoruz. Ama belki de Kepler’in asıl öğrettiği şey şu: Hızla dönme, sabırlı ol ve doğru yolu bul. Yani bu kadar karmaşık düşüncelere gerek yok, öyle değil mi? Kepler’in yaptığı keşiflerin ardında aslında hayatı biraz daha anlamak var. O yüzden bir dahaki sefere, gökyüzüne bakarken belki de Kepler’i hatırlayın ve kendi yörüngenizdeki hızınızı bir gözden geçirin. Kim bilir, belki de doğru yeri bulmuş olursunuz!